Sanal Gerçeklik İle Spor Deneyimi

Sanal Gerçeklik (VR), 360 derece görüş açısına sahip birden fazla kameranın anlık çekimleriyle, sanal dünyada gerçek anı yaşamamıza olanak veriyor. Peki daha önce video oyunlarında gördüğümüz teknolojiden etkilenerek geliştirilen VR tam olarak nedir?

Mesela arkadaşlarınızla birlikte gitmeyi çok istediğiniz bir spor etkinliği ya da müzik festivali size çok uzak bir ülkede gerçekleşiyor. Bilet fiyatı veya diğer masraflar çok yüksek ya da vakit ayıramadığınız için gidemiyorsunuz. Şimdi, evinizin salonunda otururken bir cihaz kullanarak etkinliği en ön koltuklardan izlediğinizi, kafanızı çevirdiğiniz anda görüş açınızın hareketinize göre değiştiğini, etrafınızdaki kalabalığın seslerini duyduğunuzu, kısaca fiziksel olarak oradaymış gibi anı yaşadığınızı düşünün. Profesyonel sporlarda da yavaş yavaş görmeye başladığımız bu teknolojik deneyimi aşağıdaki video ile daha net görebilirsiniz:

#Courtside #SpursVSKings #NextVR #GearVR 👍🏀

A post shared by Rhey Lewis (@rheylew) on

 

2014 yılında ‘geliştirilmiş 3D’ olarak tanıtılan VR, o günden bugüne bir çok canlı etkinlikte kullanıldı. Gösterdiği bu hızlı gelişimle 2020 yılında 30 milyar dolar değerinde bir ekonomiye sahip olacağı tahmin ediliyor. Bu süre zarfında farklı sporlarda denenen VR, NBA ile ilk defa profesyonel bir spor liginde kullanılacak. Ligin resmi VR sponsoru olan NextVR’nin açıkladığı 25 haftalık maç takviminde, her hafta salı günü bir maç VR ile yayınlanmaya başladı.

Bu teknolojiyle birlikte saha kenarı bilet fiyatları 122 bin dolara kadar çıkabilen NBA final serisinden bir maçı dünyanın neresinde olursak olalım uygun bir fiyata, sanki oradaymışız gibi izleyebileceğiz. Maddi nedenlerden ötürü NBA heyecanını stadyumlarda yaşayamayan insanlar, artık bu heyecana saha kenarı da dahil sahanın her yerinden ortak olabilecekler. Ve bu imkan dünyanın her yerinden NBA maçlarını izlemek isteyen herkese sunulan bir yenilik olacak.

nba Sanal Gerçeklik İle Spor Deneyimi

Bu yeni yaklaşımın ekonomik boyutunu ele aldığımızda, eğer herşey yolunda giderse, spor endüstrisi için müthiş bir kazanım olabilir. Örneğin, konuyla ilgili olarak Golden State Warriors’un sahibi Peter Guber şöyle bir ifade kullanmış: “Dünya üzerinde 7.5 milyar insan yaşıyor ve biz stadyumdaki koltuğumuzu bir defa satmakla yetinemeyiz. Düşünsenize… VR ile aynı koltuğu 100, 200, 500 milyon kez kar edilebilir hale getirebiliriz”. Teknolojiyi en verimli kullanan spor liglerinden olan NBA’nın Komisyoneri Adam Silver’da VR ile ilgili düşüncesini: “NBA’nın geleceği, önümüzdeki on yıl içerisinde izleyicilerin saha içi deneyimini (courtside) teknolojiyle bütünleştirmemize bağlı” diyerek açıklıyor.

VR, sporcuların antremanlarda da daha etkili ve verimli olmalarını sağlayabiliyor. Sporcuların VR ile 360 derecelik görüş açısına sahip olmaları, onların antremanlarda daha hızlı ve doğru tercihler yapmasına yardımcı olacak. Bu sayede sporcular daha verimli geçen bireysel-takım antremanlarıyla birlikte kendilerini geliştirme fırsatı yakalayacak ve müsabakalarda daha iyi performans göstererek izleyicileri de daha fazla tatmin edebilecek. Bu faydaların bir benzerine örnek olarak Rio Olimpiyatları’na hazırlanan Amerikan takımlarının giyilebilir teknolojiyle elde ettiği başarıları gösterebiliriz.

Teknolojik gelişmelerin sporla ilişkilendirilmesini son yıllarda daha sık görmeye başladık. Markalarını sporla konumlandırmak isteyen VR şirketlerinin de bu alanda giderek daha fazla yer aldığını görüyoruz. Taraftarlar ve markalarla ilişkilerinde gerek sosyal medya gerekse saha içi iletişimini etkin ve doğru kullanan spor mülkiyetleri ve sporcular ise, yaptıkları yeni anlaşmalarla sponsorluk gelirlerine yenilerini eklemeye devam ediyor.

Tüm bu kulağa hoş gelen bilgilerden sonra VR’nin biraz da dezavantajlarından bahsedelim. Son 2 yılda hızlı gelişim göstermesine rağmen bazı eksiklikleri de yok değil:

  • Görüntü kalitesinin yeterli seviyede olmaması,
  • VR gözlüğünün boyut olarak büyüklüğü. Örneğin, 90 dakikalık bir futbol maçı için kullanıcıların sürekli kullanımda rahatsız hissetmesine neden olması,
  • Sanal gerçekliği yaşarken gerçek dünyadan kopulmasına neden olan iletişim sorunu olması,
  • Stadyumda ya da evde maç izlediğimizde pozisyonlarla ilgili Twitter yorumlarına bakıp paylaşım yapabiliyorken aynı anda VR ile bunun pek mümkün görünmemesi,
  • Uyumluluk ve Fiyat. (50tl-9000tl arasındaki bütçelere uygun fiyatlarda VR bulunmasına rağmen uyumluluk konusuna gelindiğinde bütçeleri biraz zorlamak gerekebilir. Örneğin, normalde 50 TL’lik Google Cardboard ile VR deneyimi yaşayabiliyorken, NBA maçlarını izleyebilmek için  300 TL’lik Samsung Gear VR almanız gerekiyor. Tabii yine de 120 bin dolarlık saha içi biletleriyle kıyasladığımızda bu çok düşük bir miktar.)

Spor endüstrisinde kendisine yer edinmeye çalışan VR, yeni 3D mi olacak yoksa yeni bir dönemin başlamasını mı sağlayacak zaman içinde göreceğiz.

Bir önceki yazıyla ilgili not: Spor dijital olarak evrilirken artık internete bağlanan her cihazdan spor müsabakalarını izleyebileceğimiz bir dönem içerisindeyiz. Bu dijitalleşmeden kendilerine pay oluşturmak isteyen Türkiye’deki GSM şirketleri de Türk futbol liginin 21 Kasım’daki yeni yayın ihalesinde yayıncı kuruluş olmak için tekliflerini sunacaklar.

GELECEK YAZI: Markaya Dönüşen Sporcular

I cover media, marketing and sponsorship news within the sports industry. This not only includes writing feature pieces with insights but also share breaking news in the sports marketing world.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.